Blog

Hukuki süreçleri kolaylaştıran içgörüler,
adalete ulaşan yol.

Anlaşmalı Boşanma Davaları

Anlaşmalı Boşanma Davaları
2 dk
9 Mart 2026
Paylaş:
Anlaşmalı boşanma, eşlerin boşanma ve boşanmanın sonuçları konusunda uzlaşmaları hâlinde başvurulan ve genellikle tek duruşmada sonuçlanan bir usuldür. Dayanağı Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin üçüncü fıkrasıdır; bu hüküm, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayanan boşanmanın özel bir görünümüdür.

Anlaşmalı boşanmanın şartları kanunda sayılmıştır: (1) evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, (2) eşlerin mahkemeye birlikte başvurması ya da bir eşin açtığı davayı diğerinin kabul etmesi, (3) hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığı kanaatine varması ve (4) boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemenin hâkim tarafından uygun bulunması. Evlilik bir yıldan kısa sürmüşse anlaşmalı boşanma yoluna gidilemez.

Görevli mahkeme aile mahkemesi, bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesidir (4787 sayılı Kanun). Eşlerin duruşmaya bizzat katılması zorunludur; tarafların vekil aracılığıyla temsil edilmesi, hâkim tarafından dinlenme zorunluluğunu ortadan kaldırmaz.

Taraflar arasındaki anlaşma genellikle yazılı bir protokolle mahkemeye sunulur. Protokolde yoksulluk ve iştirak nafakası, maddi ve manevi tazminat, mal rejiminin tasfiyesi, velayet ve çocukla kişisel ilişki gibi konular açık ve uygulanabilir şekilde düzenlenmelidir. Ödemelerin tutarı, vadesi ve şekli belirsiz bırakılırsa ileride icra aşamasında sorun yaşanabilir.

Hâkim, protokolü aynen onaylamak zorunda değildir. TMK m.166/3 uyarınca hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini dikkate alarak anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir; bu değişiklikler taraflarca kabul edilirse boşanmaya karar verilir. Özellikle velayet ve çocukla kişisel ilişki bakımından çocuğun üstün yararı esas alınır.

Mal rejiminin tasfiyesi de protokolle düzenlenebilir. Bu konuda açık bir düzenleme yapılmamışsa, tasfiye talebi boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ayrıca ileri sürülebilir. Protokolde tüm mali taleplerden karşılıklı feragat edildiğine ilişkin genel ifadeler bulunuyorsa, bu ifadelerin kapsamı sonradan uyuşmazlık konusu olabilir; bu nedenle feragat edilen haklar tek tek belirtilmelidir.

Anlaşmalı boşanmanın süre ve maliyet bakımından avantajı açıktır. Buna karşılık aceleyle hazırlanan protokoller, taraflardan birinin sonradan telafisi güç hak kayıplarına uğramasına yol açabilir; zira kesinleşen boşanma kararıyla birlikte protokol hükmleri de bağlayıcı hâle gelir.

Uygulamada kimlik belgeleri, nüfus kayıt örneği ve imzalı protokol ile başvuru yapılır. Tarafların anlaşması duruşmada hâkim huzurunda teyit edilir; eşlerden birinin duruşmada anlaşmadan dönmesi hâlinde dava çekişmeli boşanma olarak devam eder.

Sonuç olarak anlaşmalı boşanma, TMK m.166/3’teki şartların varlığı hâlinde hızlı ve daha az çatışmalı bir çözüm sunar. Protokolün her maddesinin açık, uygulanabilir ve taraflarca tam olarak anlaşılmış olması, sürecin sağlıklı işlemesinin temel koşuludur.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; somut olaylar için hukuki görüş yerine geçmez.

Hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?