Blog

Hukuki süreçleri kolaylaştıran içgörüler,
adalete ulaşan yol.

Çocuk İstismarı Suçları

Çocuk İstismarı Suçları
3 dk
9 Mart 2026
Paylaş:
Çocuklara yönelik istismar; cinsel, fiziksel ve duygusal biçimlerde ortaya çıkabilir. Ceza hukuku bakımından en ağır yaptırıma bağlanan görünümü, Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesinde düzenlenen çocukların cinsel istismarı suçudur. Fiziksel şiddet ve ihmal ise olayın niteliğine göre kasten yaralama (TCK m.86) veya kötü muamele (TCK m.232) suçları kapsamında değerlendirilir.

TCK m.103 kapsamı: On beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış ile diğer çocuklara karşı cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir sebeple gerçekleştirilen cinsel davranışlar cinsel istismardır. Temel hâl için sekiz yıldan on beş yıla, sarkıntılık düzeyinde kalan hâl için üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür; mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde alt sınırlar yükselir. Vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle işlenmesi hâlinde ceza on altı yıldan az olamaz (TCK m.103/2).

Bu suç şikâyete bağlı değildir; kamu davası re’sen açılır ve uzlaştırma kapsamında değildir. Çocuğun rızasının bulunması, on beş yaş altındaki çocuklar bakımından suçun oluşmasını engellemez. TCK m.66/6 uyarınca çocuklara karşı cinsel istismar suçunda dava zamanaşımı, mağdurun on sekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar.

Çocuğun korunması: Olayın öğrenilmesi hâlinde öncelik çocuğun güvenliğidir. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5. maddesi kapsamındaki koruyucu ve destekleyici tedbirler ile 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbirler bu aşamada talep edilebilir. Suçu öğrenen kamu görevlileri ve sağlık mesleği mensuplarının bildirim yükümlülüğü vardır (TCK m.279, 280); mağdurun on beş yaşını bitirmemiş çocuk olması hâlinde suçu bildirmemek herkes için daha ağır yaptırıma bağlanmıştır (TCK m.278/2).

İfade alınması: CMK m.236 uyarınca mağdur çocuğun ifadesi, uzman kişi aracılığıyla ve kural olarak bir kez alınır; tekrarı zorunlu olmadıkça yeniden ifadeye çağrılmaz. Bu amaçla çoğu ilde Çocuk İzlem Merkezleri (ÇİM) faaliyet gösterir. Mağdur çocuğa CMK m.234 uyarınca istem aranmaksızın barodan vekil görevlendirilir.

Deliller ve savunma: Adli tıp raporları, ruh sağlığı raporları, ÇİM görüşme kayıtları ve dijital deliller yargılamanın merkezindedir. Sanık bakımından ise delillerin hukuka uygun elde edilip edilmediği, çocuğun beyanının yönlendirmeye maruz kalıp kalmadığı ve raporların bilimsel dayanağı savunmanın temel konularıdır. Ağır cezalı bu suçlarda müdafi görevlendirilmesi zorunludur (CMK m.150/3).

Tazminat: Mağdur çocuk adına yasal temsilcisi, ceza yargılamasından bağımsız olarak failden maddi ve manevi tazminat talep edebilir (TBK m.49, 56 ve 58).

Sonuç olarak çocuklara yönelik istismar suçlarında hızlı koruma, çocuğun yeniden mağdur edilmemesi ve delillerin usulüne uygun toplanması esastır. Bu suçların ağır yaptırımları, hem mağdur hem de sanık bakımından sürecin başından itibaren hukuki destek alınmasını gerektirir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; somut olaylar için hukuki görüş yerine geçmez.

Hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?