Evlilik ve Mal Ayrılığı Sözleşmesi
Mal rejimi sözleşmesi, eşlerin veya eş adaylarının evlilik süresince malları üzerindeki haklarını ve evlilik sona erdiğinde uygulanacak tasfiye usulünü belirledikleri sözleşmedir. Uygulamada “evlilik sözleşmesi” veya “mal ayrılığı sözleşmesi” olarak da anılır. Türk Medeni Kanunu’nun 202 ila 205. maddelerinde düzenlenmiştir.
Yasal rejim ve seçilebilecek rejimler: Eşler aralarında sözleşme yapmamışlarsa, 01.01.2002’den itibaren yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır (TMK m.202). Eşler mal rejimi sözleşmesiyle kanunda sayılan üç rejimden birini seçebilir: mal ayrılığı (m.242), paylaşmalı mal ayrılığı (m.244) veya mal ortaklığı (m.256). Kanunda sayılmayan bir rejim kararlaştırılamaz (TMK m.203).
Şekil şartı: TMK m.205 uyarınca mal rejimi sözleşmesi noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır ve taraflarca ya da yasal temsilcileri tarafından imzalanır. Eş adayları, evlenme başvurusu sırasında seçtikleri rejimi evlendirme memuruna yazılı olarak bildirerek de sözleşme yapabilir. Ayrıca mahkeme onayı veya tapu sicilinde tescil geçerlilik şartı değildir.
Zamanı: Sözleşme evlenmeden önce veya evlilik sırasında yapılabilir. Evlilik sırasında yapılan sözleşmeyle rejim değiştirildiğinde, eşler aksini kararlaştırmadıkça önceki döneme ilişkin mal rejimi tasfiye edilir. Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar için yasal temsilcinin rızası gerekir (TMK m.204).
Üçüncü kişilere etkisi: Mal rejiminin kurulması, değiştirilmesi veya sona ermesi, eşlerden birinin daha önce doğmuş borcundan dolayı alacaklılarının başvurabileceği mal varlığını onların aleyhine olarak etkilemez (TMK m.193). Bu nedenle sözleşme, mevcut alacaklılardan mal kaçırma aracı olarak kullanılamaz.
İçerik: Mal ayrılığı rejiminde her eş kendi mallarının sahibidir ve boşanmada katılma alacağı doğmaz; paylaşmalı mal ayrılığında ise eşlerin birlikte edindikleri belirli mallar (örneğin aile konutu ve ev eşyası) paylı mülkiyete tabidir. Mal ortaklığında ortaklık malları eşlere elbirliğiyle aittir. Sözleşmede hangi rejimin seçildiği ve kanunun izin verdiği ölçüde yapılan düzenlemeler açıkça gösterilmelidir.
Mal rejimi sözleşmesinde nafaka veya velayet gibi mal rejimi dışındaki konulara ilişkin hükümler, mal rejimi sözleşmesinin konusu değildir ve bağlayıcılıkları ayrıca değerlendirilir.
Yabancı unsurlu evliliklerde eşler, 5718 sayılı MÖHUK m.15 uyarınca mal rejimlerine uygulanacak hukuku belirli sınırlar içinde seçebilir.
Sonuç olarak mal rejimi sözleşmesi, noterde düzenleme veya onaylama ya da evlenme başvurusundaki yazılı beyanla geçerli olarak kurulabilen ve eşlerin mal varlığı ilişkilerini önceden öngörülebilir kılan bir araçtır. Hangi rejimin seçileceği, tarafların mal varlığı ve gelir yapısı dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; somut olaylar için hukuki görüş yerine geçmez.
Yasal rejim ve seçilebilecek rejimler: Eşler aralarında sözleşme yapmamışlarsa, 01.01.2002’den itibaren yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır (TMK m.202). Eşler mal rejimi sözleşmesiyle kanunda sayılan üç rejimden birini seçebilir: mal ayrılığı (m.242), paylaşmalı mal ayrılığı (m.244) veya mal ortaklığı (m.256). Kanunda sayılmayan bir rejim kararlaştırılamaz (TMK m.203).
Şekil şartı: TMK m.205 uyarınca mal rejimi sözleşmesi noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır ve taraflarca ya da yasal temsilcileri tarafından imzalanır. Eş adayları, evlenme başvurusu sırasında seçtikleri rejimi evlendirme memuruna yazılı olarak bildirerek de sözleşme yapabilir. Ayrıca mahkeme onayı veya tapu sicilinde tescil geçerlilik şartı değildir.
Zamanı: Sözleşme evlenmeden önce veya evlilik sırasında yapılabilir. Evlilik sırasında yapılan sözleşmeyle rejim değiştirildiğinde, eşler aksini kararlaştırmadıkça önceki döneme ilişkin mal rejimi tasfiye edilir. Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar için yasal temsilcinin rızası gerekir (TMK m.204).
Üçüncü kişilere etkisi: Mal rejiminin kurulması, değiştirilmesi veya sona ermesi, eşlerden birinin daha önce doğmuş borcundan dolayı alacaklılarının başvurabileceği mal varlığını onların aleyhine olarak etkilemez (TMK m.193). Bu nedenle sözleşme, mevcut alacaklılardan mal kaçırma aracı olarak kullanılamaz.
İçerik: Mal ayrılığı rejiminde her eş kendi mallarının sahibidir ve boşanmada katılma alacağı doğmaz; paylaşmalı mal ayrılığında ise eşlerin birlikte edindikleri belirli mallar (örneğin aile konutu ve ev eşyası) paylı mülkiyete tabidir. Mal ortaklığında ortaklık malları eşlere elbirliğiyle aittir. Sözleşmede hangi rejimin seçildiği ve kanunun izin verdiği ölçüde yapılan düzenlemeler açıkça gösterilmelidir.
Mal rejimi sözleşmesinde nafaka veya velayet gibi mal rejimi dışındaki konulara ilişkin hükümler, mal rejimi sözleşmesinin konusu değildir ve bağlayıcılıkları ayrıca değerlendirilir.
Yabancı unsurlu evliliklerde eşler, 5718 sayılı MÖHUK m.15 uyarınca mal rejimlerine uygulanacak hukuku belirli sınırlar içinde seçebilir.
Sonuç olarak mal rejimi sözleşmesi, noterde düzenleme veya onaylama ya da evlenme başvurusundaki yazılı beyanla geçerli olarak kurulabilen ve eşlerin mal varlığı ilişkilerini önceden öngörülebilir kılan bir araçtır. Hangi rejimin seçileceği, tarafların mal varlığı ve gelir yapısı dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; somut olaylar için hukuki görüş yerine geçmez.