Blog

Hukuki süreçleri kolaylaştıran içgörüler,
adalete ulaşan yol.

Kadına şiddet ve Çocuk İstismarı Suçları

Kadına şiddet ve Çocuk İstismarı Suçları
2 dk
9 Mart 2026
Paylaş:
Kadına yönelik şiddet ve çocuk istismarı olaylarında ilk ve en önemli amaç, mağdurun güvenliğinin sağlanması ve delillerin kaybolmadan kayda alınmasıdır. Bu yazıda, olayın öğrenilmesinden itibaren izlenebilecek hukuki yollar genel hatlarıyla özetlenmektedir.

Acil başvuru: Şiddet veya istismar hâlinde kolluk kuvvetlerine, Cumhuriyet başsavcılığına veya aile mahkemesine doğrudan başvurulabilir; acil durumlarda 112 aranmalıdır. Kadın mağdurlar için 6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma, yaklaşmama ve iletişim yasağı gibi tedbirler, şiddetin ispatı aranmaksızın istenebilir. Çocuklar bakımından ise 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamındaki koruyucu ve destekleyici tedbirler gündeme gelir.

Adli muayene ve deliller: Fiziksel veya cinsel şiddet iddiasında sağlık kuruluşunda adli muayene yapılması ve rapor alınması, delillerin kaybolmaması için gecikmeksizin yapılmalıdır. Fotoğraf ve görüntü kayıtları, mesaj ve arama kayıtları ile tanık bilgileri de kayda alınmalıdır. Delillerin hukuka uygun yollarla elde edilmesi, yargılamada kullanılabilmeleri bakımından önemlidir (CMK m.206, 217).

Çocuk mağdurun ifadesi: CMK m.236 uyarınca mağdur çocuğun ifadesi uzman kişi aracılığıyla ve kural olarak bir kez alınır; bu amaçla Çocuk İzlem Merkezleri (ÇİM) faaliyet gösterir. Mağdur çocuğa istem aranmaksızın barodan vekil görevlendirilir (CMK m.234). Çocuğun aynı olayı farklı kişilere tekrar tekrar anlatmak zorunda bırakılmaması, hem çocuğun korunması hem de beyanın güvenilirliği bakımından önemlidir.

İlgili suçlar: Olayın niteliğine göre kasten yaralama (TCK m.86), eziyet (m.96), tehdit (m.106), ısrarlı takip (m.123/A), cinsel saldırı (m.102), çocukların cinsel istismarı (m.103) ve kötü muamele (m.232) suçları gündeme gelir. Çocukların cinsel istismarı suçu şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma kapsamında değildir.

Bildirim yükümlülüğü: Kamu görevlileri ve sağlık mesleği mensupları, görevleri sırasında öğrendikleri suçları bildirmekle yükümlüdür (TCK m.279, 280). Mağdurun on beş yaşını bitirmemiş bir çocuk olması hâlinde, işlenmekte olan bir suçu bildirmemek herkes için daha ağır yaptırıma bağlanmıştır (TCK m.278).

Tazminat: Mağdur veya çocuk adına yasal temsilcisi, ceza yargılamasından bağımsız olarak hukuk mahkemesinde maddi ve manevi tazminat talep edebilir (TBK m.49, 56 ve 58).

Sanığın hakları: Mağdurun korunması önceliklidir; bununla birlikte sanığın masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkı da aynı ölçüde geçerlidir. Ağır cezalı bu suçlarda müdafi görevlendirilmesi zorunludur (CMK m.150/3).

Konuyla ilgili ayrıntılı bilgi için bu blogdaki “Kadına Karşı İstismar ve Suç Karşılıkları” ve “Çocuk İstismarı Suçları” yazılarına da bakılabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; somut olaylar için hukuki görüş yerine geçmez.

Hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?