Blog

Hukuki süreçleri kolaylaştıran içgörüler,
adalete ulaşan yol.

Mal Paylaşım Davaları

Mal Paylaşım Davaları
2 dk
9 Mart 2026
Paylaş:
Mal paylaşımı davası olarak bilinen dava, hukuki adıyla mal rejiminin tasfiyesi davasıdır. Evlilik boşanma, ölüm veya iptal ile sona erdiğinde eşlerin evlilik süresince edindikleri mallar üzerindeki hakları, uygulanan mal rejimine göre belirlenir.

Hangi rejim uygulanır? Eşler aralarında mal rejimi sözleşmesi yapmamışlarsa, 01.01.2002 tarihinden itibaren yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır (TMK m.202). Bu tarihten önce evlenen eşler için 01.01.2002’ye kadar olan dönemde mal ayrılığı rejimi geçerlidir (4722 sayılı Kanun m.10). Bu nedenle 2002 öncesinde edinilen mallar ile sonrasında edinilen mallar farklı kurallara göre tasfiye edilir.

Edinilmiş mal – kişisel mal ayrımı: Edinilmiş mallar, eşlerin evlilik süresince karşılığını vererek elde ettikleri mallardır; çalışma karşılığı edinimler ve bunların yerine geçen değerler bu kapsamdadır (TMK m.219). Kişisel mallar ise eşlerden birinin yalnızca kişisel kullanımına yarayan eşyalar, evlenmeden önce sahip olunan mallar, miras veya karşılıksız kazanma yoluyla edinilen mallar ve manevi tazminat alacaklarıdır (TMK m.220). Bir malın kişisel mal olduğunu iddia eden, bunu ispatla yükümlüdür (TMK m.222).

Katılma alacağı: Her eş, diğer eşin edinilmiş mallarının artık değerinin yarısını katılma alacağı olarak ister (TMK m.236). Artık değer, edinilmiş malların toplam değerinden bu mallara ilişkin borçların çıkarılmasıyla bulunur (TMK m.231). Bir eşin diğerine ait bir malın edinilmesine veya iyileştirilmesine katkıda bulunması hâlinde ise ayrıca değer artış payı istenebilir (TMK m.227). Boşanma zina veya hayata kast sebebiyle gerçekleşmişse hâkim, kusurlu eşin payını azaltabilir veya kaldırabilir (TMK m.236/2).

Tarihî ölçütler: Boşanma hâlinde mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiş sayılır (TMK m.225/2). Malların kapsamı bu tarihe göre, değerleri ise tasfiye tarihine en yakın tarihe göre belirlenir (TMK m.228, 235).

Usul: Görevli mahkeme aile mahkemesi, bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesidir. Tasfiye davası boşanma davasıyla birlikte açılabilir; ancak boşanma kararı kesinleşmeden sonuçlandırılamaz ve boşanma davası bekletici mesele yapılır. Malların değeri bilirkişi incelemesiyle tespit edildiğinden dava genellikle belirsiz alacak davası olarak açılır. Katılma alacağı ve değer artış payı talepleri, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresine tabidir.

Tasfiyede tapu kayıtları, araç kayıtları, banka hesap hareketleri, kredi sözleşmeleri ve şirket payları incelenir. Özellikle evlilik öncesi birikimle veya miras parasıyla alınan mallarda kişisel mal katkısının belgelenmesi sonucu doğrudan etkiler.

Sonuç olarak mal paylaşımında önce uygulanacak rejim ve dönem ayrımı belirlenir, ardından her malın edinilmiş mal mı kişisel mal mı olduğu tespit edilir. Katılma alacağı, kural olarak kusura bağlı olmaksızın artık değerin yarısı üzerinden hesaplanır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; somut olaylar için hukuki görüş yerine geçmez.

Hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?