Blog

Hukuki süreçleri kolaylaştıran içgörüler,
adalete ulaşan yol.

Mehir Alacağı Davaları

Mehir Alacağı Davaları
2 dk
9 Mart 2026
Paylaş:
Mehir, evlenme sırasında kocanın kadına vermeyi taahhüt ettiği para veya maldır. Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenmemiş olmakla birlikte, özellikle dini nikâh sırasında veya yabancı unsurlu evliliklerde kararlaştırılan mehir, uygulamada alacak davalarına konu olmaktadır.

Hukuki nitelik ve şekil: Yargıtay uygulamasında mehir, kocanın kadına yaptığı bir bağışlama vaadi olarak nitelendirilmektedir. Türk Borçlar Kanunu’nun 288. maddesi uyarınca bağışlama vaadinin geçerli olabilmesi için yazılı şekilde yapılması gerekir. Bu nedenle yalnızca sözlü olarak kararlaştırılan veya tanık beyanına dayanan mehir taahhütleri, kural olarak geçerli bir alacak doğurmaz.

İspat: Mehrin varlığı ve miktarı; imzalı mehir senedi, yurt dışında kıyılan nikâhın resmi belgesi veya taraflarca imzalanmış başka bir yazılı belgeyle ispat edilir. Belgede mehrin cinsi (altın, para vb.), miktarı ve ödeme zamanı açıkça yer almalıdır.

Muacceliyet: Uygulamada mehir çoğunlukla evliliğin sona ermesine (boşanma veya ölüm) bağlanmış olarak kararlaştırılır. Bu durumda alacak, evliliğin sona ermesiyle talep edilebilir hâle gelir. Peşin ödenmesi kararlaştırılan mehir ise evlilik devam ederken de istenebilir.

Mal rejimiyle ilişkisi: Mehir alacağı, mal rejiminin tasfiyesinden bağımsız bir alacaktır ve katılma alacağı hesabına katılmaz. Mehir olarak kadına verilmiş mallar, kadının kişisel malı niteliğindedir.

Yabancı unsurlu evlilikler: Mehir kurumunun yaygın olduğu ülkelerde kıyılan evliliklerde uygulanacak hukuk, 5718 sayılı MÖHUK hükümlerine göre belirlenir. Bu durumda mehir, yabancı hukukta evliliğin genel hükümleri veya mal rejimi içinde değerlendirilebilir; ancak yabancı hukukun uygulanması Türk kamu düzenine açıkça aykırı sonuç doğurmamalıdır.

Usul ve zamanaşımı: Görevli mahkeme aile mahkemesi, bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesidir. Talep boşanma davasıyla birlikte veya ayrı bir davayla ileri sürülebilir. Mehir alacağı genel on yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m.146); TBK m.153 uyarınca evlilik devam ettiği sürece eşler arasındaki alacaklarda zamanaşımı işlemez. Altın olarak kararlaştırılan mehirde bedelin hangi tarihe göre hesaplanacağı ayrıca değerlendirilmelidir.

Kesinleşen karar ilamlı icra yoluyla takip edilebilir. Taraflar mehir konusunda sulh olmak isterlerse, anlaşmanın ödeme miktarını, vadesini ve şeklini açıkça içermesi gerekir.

Sonuç olarak mehir alacağının kabulü bakımından belirleyici olan, taahhüdün yazılı olarak yapılmış olması ve miktarı ile muacceliyet koşullarının açıkça belirlenmiş olmasıdır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; somut olaylar için hukuki görüş yerine geçmez.

Hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?