Blog

Hukuki süreçleri kolaylaştıran içgörüler,
adalete ulaşan yol.

Velayet Davaları

Velayet Davaları
2 dk
9 Mart 2026
Paylaş:
Velayet, ergin olmayan çocuğun bakımı, eğitimi, korunması ve temsiline ilişkin ana ve babanın hak ve yükümlülüklerini ifade eder (TMK m.335 vd.). Evlilik devam ederken velayeti ana ve baba birlikte kullanır (TMK m.336). Boşanma veya ayrılık hâlinde ise hâkim, TMK m.182 uyarınca velayetin düzenlenmesine karar verir.

Velayet kararında belirleyici ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Mahkeme; çocuğun yaşını, sağlık ve eğitim ihtiyaçlarını, ebeveynlerin bakım kapasitesini ve yaşam koşullarını, çocuğun alışkın olduğu çevreyi ve kardeşlerin birbirinden ayrılmaması ilkesini birlikte değerlendirir. Ebeveynlerin boşanmadaki kusuru, tek başına velayetin diğer ebeveyne verilmesi sebebi değildir.

Mahkeme bu değerlendirmeyi çoğu zaman 4787 sayılı Kanun kapsamında aile mahkemesi uzmanlarına (psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı) hazırlatılan sosyal inceleme raporu ile yapar. Rapor mahkemeyi bağlamaz; ancak kararda önemli yer tutar ve taraflar rapora itiraz edebilir.

İdrak çağındaki çocuğun görüşünün alınması, BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 12. maddesi ve Yargıtay uygulaması uyarınca zorunlu kabul edilmektedir. Çocuğun beyanı tek başına belirleyici değildir; üstün yararıyla birlikte değerlendirilir.

Ortak velayet: Yargıtay, İHAS’a Ek 7 No’lu Protokol’ün 5. maddesine dayanarak, özellikle ebeveynlerin talebi veya anlaşması bulunan ve çocuğun üstün yararına uygun olan hâllerde boşanmadan sonra ortak velayete hükmedilebileceğini kabul etmektedir.

Kişisel ilişki: Velayet kendisine bırakılmayan ebeveyn, TMK m.323 uyarınca çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir. Kararda görüşme günleri, saatleri ve bayram ile tatil dönemleri açıkça belirtilmelidir. İştirak nafakası ise TMK m.182 uyarınca ayrıca belirlenir.

Geçici önlemler: Boşanma davası süresince çocuğun kimin yanında kalacağı ve diğer ebeveynle kişisel ilişkisi TMK m.169 uyarınca geçici olarak düzenlenir. Şiddet tehlikesi bulunan hâllerde 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbirler de talep edilebilir.

Velayetin değiştirilmesi: TMK m.183 uyarınca yeni olayların ortaya çıkması veya durumun değişmesi hâlinde hâkim, gerekli önlemleri alır; velayet sahibi ebeveynin çocuğun bakımını ihmal etmesi, çocuğu diğer ebeveynden uzaklaştırması veya yaşam koşullarının çocuğun aleyhine değişmesi velayetin değiştirilmesi davasına konu olabilir. Çocuğun yurt dışına haksız olarak götürülmesi hâlinde ise Lahey Sözleşmesi hükümleri devreye girer.

Sonuç olarak velayet uyuşmazlıklarında tüm değerlendirme çocuğun üstün yararı ekseninde yapılır. Sosyal inceleme raporu, çocuğun dinlenmesi ve koşullar değiştiğinde velayetin yeniden düzenlenebilmesi bu davaların temel unsurlarıdır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; somut olaylar için hukuki görüş yerine geçmez.

Hukuki desteğe mi ihtiyacınız var?